Uzm.Dr. Yegane Koulieva Özcan
KANSERDE ŞİFALANMANIN HOMEOPATİ İLE YOLCULUĞU
Kanser hücreleri her insanda bulunur, ancak normal bağışıklık sistemi bu hücrelerin çoğalmasını engeller. Modern tıbbın yanında elimizde doğanın güçlü savaşçıları da var. Doğada yüzyıllardır bağışıklığı güçlendiren ve vücudu toksinlerden arındıran mucizeler, kanser hücrelerinin korkulu rüyası meyveler var. Bu doğal savaşçılar, sağlığınızı korumak için doğanın sessiz ama etkili cevabı. Doğanın gücü ile tanışmayı geciktirmeyin.
Sağlığımızın Sessiz Düşmanları
Et, beyaz ekmek, kahve, şeker, alkol ve sigara, bağışıklık sistemini ciddi şekilde zayıflatır. Kanser hücreleri en çok rafine şekerle beslenir; bu yüzden fazla şeker tüketimi risk faktörüdür. Tütün kullanımı, akciğer kanseri vakalarının üçte birine yol açarken; alkol, ağız, gırtlak ve karaciğer kanserlerine neden olur. Stres ve kimyasal ilaçlar bağışıklık sistemini baskılayarak vücudu savunmasız bırakır. Ayrıca sabah saat 11:00–16:00 arasında uzun süre güneşlenmek, cilt kanseri riskini artırır.
Bugün Ne Yaparsan Yarın Sağlığını Korur
Beyaz unlu mamuller ve şekeri beslenmeden çıkarmak büyük önem taşır. Zeytinyağı ve keten tohumu yağı gibi sağlıklı yağlara, tam tahıllara, karabuğdaya ve doğal süt ürünlerine daha çok yer verilmelidir. Altın rengiyle dikkat çeken zerdeçal ise güçlü bir bağışıklık destekçisidir; kronik bir rahatsızlık yoksa az ve kontrollü miktarda kullanılabilir. Su ise en temel şifa kaynağıdır; bol miktarda temiz su içmek vücut için vazgeçilmezdir. Acı badem ve kayısı çekirdeği gibi doğal ürünler, içerdiği B17 vitamini sayesinde kanser hücrelerinin yok edilmesine yardımcı olur. B17 ayrıca elma, şeftali, kiraz ve üzüm çekirdeklerinde de bulunur. Çiğ gıdaları artırmak, konserve ürünlerden uzak durmak ve düzenli egzersiz yapmak da bağışıklık sistemini güçlü tutmanın anahtarıdır.
Bilinmeyen Mucize: Graviola Ve Blushwood
Çok bilinmese de tropikal bir meyve Guanabana veya graviola meyvesi, kanser hücrelerini öldüren mucizevi bir üründür. Brezilya’da Graviola, Latin Amerika’da Guanábana, İngilizce’de ise Soursop adıyla bilinir. Bu bitkinin her türlü kanser türüne karşı kanıtlanmış bir tedavi olduğu ortaya çıktı. Bu hastalık sırasında doğru miktarda kontrollü bir şekilde tüketiliyor. Ayrıca bilim insanları, Blushwood ağacının meyvelerinin tohumlarında kısmen bulunan ve istenen “mucizevi ilacın” üretiminde kullanılan EVS-46 adlı ilacın kanser hücrelerini yok edebildiğini keşfetti.
Pancar ve Havuç ile Kanserin Büyümesine Dur De
Kanser hücrelerinin büyümesini engelleyen ürünler: Pancar, havuç, elma. Malzemeleri küçük parçalara ayırıp meyve sıkacağına koyun ve suyunu hemen, bekletmeden için. Bu işlemi üç ay boyunca her gün tekrarlayın.
Karabuğday, rafine edilmemiş esmer pirinç ve kuşburnu, tümör gelişiminin her aşamasında tümör büyümesini baskılar. Yaban turpu mikropları ve kanser hücrelerini yok eder.
Negatif Enerji Kansere Davetiye Çıkartıyor
Kanser hastalığının ortaya çıkmasının temel nedeni negatif enerjilerin birikmesidir. Kanser hücresi vücutla uyum içinde yaşamaz. Besin ve oksijeni diğer hücrelerden alır; onların sırtından beslenerek yaşar. Kansere yatkınlığı olan bir kişi, diğer insanlara karşı da aynı şekilde davranır. Başkalarına bedava hiçbir şey vermez. Evrenin kendisi için yaratıldığına inanır.
İnsanlara ve doğaya karşı bencillik ve tüketici tutum kansere yol açabilir. Bencillik, öfkeye, kıskançlığa, açgözlülüğe, korkaklığa, hasetliğe, kibre, üzüntüye, kızgınlığa ve güç tutkusuna yol açar. Yaşama karşı tutumunuzu değiştirerek kanseri tedavi edebilirsiniz. Sevgi yasasına göre yaşamak bu hastalığı çabuk iyileştirir. Beslenme ve egzersiz sadece iyileşmeyi tamamlar ve hızlandırır.
Her Gülüşünüzde Kanser Geri Çekilir
Kanser, insana amacını hatırlatması, arzularından özgürleşmesi için son uyarıdır; sonra vücut kendi kendine savaşacak gücü bulur, tüm savunma mekanizmalarını harekete geçirir. Ama kanser bir şart koyar: hayatının sonuna dek sadece mutlu yaşamalısın. Kanser hastaları hayatlarını, hayalleri doğrultusunda düzene koyduklarında iyileşebilir. Her biri bunu farkettiğinde kendi kendine şöyle der: “Altı ay içinde ölebilirim. Bu da demek oluyor ki hemen şimdi yaşamaya başlamalıyım.” Her günün kıymetini bilmeye, hayattan zevk almaya başlarlar.